ABD ile İran arasında 66 gündür süren savaşta diplomasi trafiği hız kazanırken, masadaki olası anlaşma yalnızca ateşkesi değil; Hürmüz Boğazı’nın kaderini, İran’ın nükleer programını, küresel enerji piyasalarını ve İsrail’in güvenlik hesaplarını da doğrudan şekillendirecek kritik bir dönüm noktasına dönüştü. Washington anlaşmanın büyük ölçüde tamamlandığını savunurken, Tahran bunu kendi direnişinin sonucu olarak sunuyor; İran tarihsel zafer sembolleriyle psikolojik savaş yürütürken, petrol piyasaları Hürmüz’ün açılacağı umuduyla hareketleniyor, Körfez ülkeleri ekonomik baskı altında alarm veriyor, İngiliz donanması ise olası mayın temizleme operasyonu için hazırlık yapıyor. Ancak masadaki başlıklar hâlâ ağır: uranyum stokları, Hürmüz üzerindeki kontrol, İsrail’in rahatsızlığı ve savaşın gerçekten bitip bitmediği sorusu.