25 Şubat 2026 tarihli açıklamaya göre, bugün 1350’nin üzerinde çalışanı ve 7 adet üretim tesisiyle 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Kardemir Çelik, İzmir Kalkınma Ajansı’nın (İZKA) “Sanayide Yeşil Dönüşüm” programı kapsamında birinci sıradan destek almaya hak kazandı.
Altı ay sürecek kapsamlı program
Altı ay sürecek program kapsamında şirketlere eğitim, mevcut durum analizi, strateji ve yol haritası oluşturulması, danışmanlık ve proje geliştirme alanlarında kapsamlı destek sağlanacağı belirtildi.

“Gelecek nesillere karşı kurumsal sorumluluk”
Yeşil dönüşümün şirket için uzun yıllardır önemli bir gündem olduğunu vurgulayan Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, “Sürdürülebilirliği çevresel gerekliliğin ötesinde gelecek nesillere karşı kurumsal sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Ar-Ge yatırımlarımızdan yenilenebilir enerji projelerimize, enerji verimliliği uygulamalarımızdan karbon ayak izi ölçümlerimize kadar attığımız her adım bu bakış açımız doğrultusunda şekilleniyor. İZKA’dan aldığımız destek de yeşil dönüşüm çalışmalarımıza güç katacak” dedi.

“Yeşil dönüşüm stratejik öncelik”
Yatırımlarda sürdürülebilirliği ön planda tuttuklarını belirten Bakırel, “2016 yılından bu yana Ar-Ge Merkezimiz bünyesinde sürdürülebilirlik odaklı projeler geliştiriyor, üniversite-sanayi iş birlikleriyle çevre dostu üretim teknolojilerine yatırım yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Atık ısı geri kazanımıyla yüzde 15 ila yüzde 30 tasarruf
Açıklamada, İzmir Aliağa’da bulunan çelikhane tesisinin Türkiye’de alanında en yeni teknolojilere sahip üretim tesisleri arasında yer aldığı belirtildi. Elektrikli ark ocağı teknolojisi ile hurdadan kütük demir üretimi gerçekleştirildiği kaydedilirken, “Fescon sistemine sahip 100 tonluk elektrikli ark ocağımız sayesinde atık ısı geri kazanımı sağlıyor ve üretimde yüzde 15 ila yüzde 30 arasında enerji tasarrufu elde ediyoruz” denildi.

Karbon ayak izi raporları TÜV Austria ile hazırlanıyor
Şirketin yıllık 40 bin ton kapasiteli karbon üretim tesisi ve yüksek kapasiteli hava ayrıştırma tesisiyle entegre bir üretim altyapısına sahip olduğu aktarıldı. Tesislerin tamamının ÇED iznine sahip olduğu, karbon ayak izi hesaplamalarının ise uluslararası akredite kuruluş TÜV Austria aracılığıyla her yıl yaptırıldığı ve raporların alındığı bilgisi paylaşıldı.
Yenilenebilir enerji gücü 24,7 MW’a ulaştı
Yenilenebilir enerji tarafında 19,7 MW’lık rüzgâr enerji santrali, 4 MW’lık güneş enerji santrali ve atık ısıdan 1 MW elektrik üretimi sağlayan ORC sistemiyle mevcut yenilenebilir enerji üretim gücünün 24,7 MW’a ulaştığı ifade edildi.

Hedef 52,1 MW
Türkiye’de elektrik tüketimi ve karbon salınımı düşük demir çelik üreticileri arasında yer aldıklarını belirten Bakırel, “Çevreye duyarlı üretim sistemlerine yaptığımız yatırımlar sayesinde hem maliyet avantajı sağlıyor hem de uluslararası pazarlarda rekabet gücümüzü artırıyoruz. Sürdürülebilir üretim hedeflerimiz kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarımıza hız veriyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz yeni GES, RES ve atık ısı yatırımlarıyla yenilenebilir enerji de toplam gücü 52,1 MW’a çıkarmayı amaçlıyoruz. Sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve verimlilik odaklı dönüşüm stratejimizle birlikte şirketimizin geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesini hedefliyoruz” diye konuştu.